Edimsel Koşullanma Kuramı Ana Sayfa

  1. EDİMSEL KOŞULLANMA
    Skinner, davranışın iki türüne dikkat çekmiştir: Tepkisel davranış ve edimsel davranış. Tepkisel davranış, bir uyarana karşılık gelen, gösterilen davranıştır. Örnek vermek gerekirse, öğretmen sınıfa girdiğinde öğrencilerin ayağa kalkması tepkisel bir davranıştır. Oysa bir öğrencinin ders sırasında parmak kaldırarak, kendiliğinden söz istemesi ya da soru sorması edimsel bir davranıştır. Edimsel davranışa neden olan uyaran ya da uyaranlar çok belirgin değildir. Günlük yaşamımızdaki davranışların çoğu edimseldir.

    Skinner tarafından tanımlanan edimsel koşullanma türü öğrenme, organizmanın kendiliğinden gösterdiği edim ya da davranışların pekiştirilmek suretiyle koşullanması prensibine dayanır. Bu görüşü ve yaptığı deneylerle Skinner, geleneksel U-T formülünün E-P (Edim-Pekiştireç) biçiminde de işleyebileceğini vurgulamıştır. Bilindiği gibi klasik koşullanmada önce bir uyaran verilmekte, sonra da bu uyarana karşılık olan tepki koşullanmakta idi. Edimsel koşullanmada ise önce organizma tarafından bir edim ya da davranış gösterilmekte, bundan sonra verilen bir ödülle bu davranış koşullanmaktadır. Başka bir söyleyişle; klasik koşullanmada koşullanan tepki iken, edimsel koşullanmada edimler koşullanmaktadır.

    Bir edimsel davranışın birey açısından iki sonucu olabilir. Bunlardan birincisi, gösterilen davranışın organizmanın hoşuna giden bir durum yaratması ya da onu hoşa gitmeyen bir durumdan kurtarması sonucudur. Edimsel davranışın bir diğer olası sonucu ise, organizmanın hoşuna gitmeyen bir durumun ortaya çıkmasıdır. Skinner’a göre davranış organizmanın hoşuna giden bir durumun ortaya çıkmasına ya da hoşa gitmeyen bir durumun sona ermesine neden oluyorsa, o davranışın tekrarlanma olasılığı artar.

    Thorndike edimsel koşullanmanın temelini oluşturan deneyler yapmış ve bu kurama temel oluşturmuştur. Skinner ise bu deneylerin ışığında edimsel koşullanmayı geliştirmiştir. Thordike’ın da ortaya koyduğu gibi davranış sonucunda bireyin hoşuna giden bir durum ortaya çıkarsa bu davranış tekrarlanır. Davranış sonucu bireyde kötü bir etki bırakırsa bu davranış bir daha tekrarlanmaz. Sonuçta ödül ya da pekiştireç öğrenme için çok önemlidir (Dembo, 1988).

    Edimsel koşullanmaya göre anında pekiştirilen davranış tekrarlanır ve pekiştireç ile davranışların meydana gelme olasılığı artar. Anaokulana gelen öğrenciler ilk haftalarında farklı bir çok tepki gösterirler. Arkadaşları ile konuşurlar, öğretmenlerine dikkat ederler, odanın içinde dolaşırlar ve arkadaşlarını rahatsız ederler. Öğretmen gülümseyerek belli tepkileri pekiştirmeye başladığında, pekiştirilen davranış tekrar edilir. Bu şekilde öğrenciler belli davranışları daha sık göstermeye başlarlar. Aynı şekilde öğretmenlerin pekiştirmediği ya da hoşnutsuzluğunu ifade ettiği öğrenci davranışlarının ise azaldığı, tekrarlanmadığı görülür.

    Kaynak:Şimşek, N. ve Kılıç, E. (2004). Davranışçı öğrenme kuramları. Gelişim ve Öğrenme, Ataman, A. (Editör), İkinci Baskı içinde (s.281-295). Ankara: Gündüz Eğitim ve Yayıncılık.
    (ebru , 2006-10-04 15:53:37)